Browsing Tag

sosyal medya

what not to do
Dijital Pazarlama

Markalar için “sosyal medya” ne değildir?

  • Sadece Facebook ve Twitter değildir. Instagram, Pinterest, Youtube, Tumblr… Müşterileriniz her yerde.
  • Tasarım, içerik ve yönetim açısından %100 hakim olabildikleri bir yer değildir. Sosyal ağların izin verdiği ölçülerde yönetebilirler. %100 yönetebildiğiniz bir blog açmaya ne dersiniz?
  • Kuralları kendilerinin koyabildikleri bir yer değildir. Herkes için aynı kurallar vardır ve sosyal ağlar tarafından belirlenir. Onbinlerce, yüzbinlerce yatırıma rağmen, kuralları kontrol edememek ve dolayısıyla bir gün sonrasını tahmin edememek? (Sosyal ağların trendi düşebilir ya da birden bire yapılarını değiştirebilirler… Kısa bir örnek: Facebook’un sayfa içeriklerini fanların sadece %8’ine göstermeye başlaması)
  • 100 bin takipçilerinin olması paylaşımları “100 bin kişinin görmesi” demek değildir.
  • Müşterileri korumak mümkün olan bir yer değildir. Bir markanın müşterileri “sadece o marka sayfasını beğendikleri için rakiplerin reklamlarına mağruz kalabilirler” (Reklam hedeflemesi : Rakiplerin sayfalarını beğenenleri hedefle!)
  • Tek taraflı iletişimin yeterli olabileceği bir yer değildir. Aslında iletişimin ilk olarak ” müşteri —> marka ” doğrultusunda geliştiği ve markaların daha çok konuşmak yerine dinlemesinin gerektiği bir yerdir.
  • Müşteri geri bildirimlerinin göz ardı edilebileceği bir yer değildir. Bir müşterinin şikayeti binlerce kişiyi karşınıza dikebilir.
  • Sadece “09:00-18:00” yani çalışma saatlerinde yönetilecek bir yer değildir. (Sabah uyandığınızda sosyal medyanın en çok konuşulan? markası olmak ister misiniz?)
  • Sadece “Dijital pazarlama” departmanını ilgilendiren bir yer değildir. Üretimdeki ustalar, temizlikçiler, garsonlar, ürün taşıyan şoförleriniz… Sosyal medyadaki müşteri geri bildirimlerinin büyük bir kısmı bu çalışanlar kaynaklıdır. (Memnuniyet ya da şikayet)
  • Sadece sosyal medya ajansına bırakılacak bir yer değildir. Yıllardır binbir zorluk içerisinde bugünlere taşıdığınız markanızın dijital itibarını, ürünlerinizi denememiş ve aynı anda 4 marka yöneten birine bırakmak mı? Şirketi kapatıp gitmek daha iyi bir tercih olabilir.
  • Her markanın bulunması gereken bir yer değildir… Bazı sektörler için blog, çok daha etkili bir iletişim aracıdır.
  • Belirli dönemlerde kullanılacak bir yer değildir… Sürekli olmayan bir iletişim, müşterilerde marka algısını düşüreceği gibi harcamaları da artıracaktır.
  • Sadece online değildir. Sosyal medyada yapılan müşteri geri bildirimlerinin bir çoğunun kaynağı, offlineda yaşanan deneyimlerdir.
  • Milyonlara ulaşmak değildir… Hedef kitleniz olmayan kişilere ulaşmak için harcanan para, boşa gitmiştir…
  • “Oldu, bitti” denilecek bir yer değildir… Yatırımın geri dönüşümü, optimizasyon..  bu kavramlar göz ardı edilmemelidir.
  • Kampanya yeri değildir… Bağ kurma yeridir…

 

Fotoğraf kaynağı

111
Dijital Pazarlama

Facebook, WhatsApp’ı neden satın aldı?

Facebook, WhatsApp’ı neden satın aldı?

Bu sorunun cevabına geçmeden önce, kısaca WhatsApp’ın hikayesine göz atalım;

WhatsApp kurucularından Jan Koum, Ukrayna’dan Kaliforniya’ya göç etmiş. Burada annesiyle birlikte yemek kuponları ile geçinen Koum, ailesinin Ukrayna’daki diğer fertlerini aramak için para bulamıyormuş. WhatsApp ücretsiz mesajlaşma servisinin ilk fikirleri burada başlamış. Maddi sıkıntılarla geçen 10 yıldan sonra, Koum ABD’de bilgisayar mühendisliği bölümüne giriş yapmış. Bazı kaynaklarda mezun olduğu bazı kaynaklarda ise okulu bıraktığı belirtiliyor.

WhatsApp’ın diğer kurucusu Brian Acton ile Yahoo’da tanışıyorlar. Brian Acton 11 yıl Yahoo’da çalıştıktan sonra işten ayrılıp önce Twitter’a sonra Facebook’a başvuruyor. İkisinden de reddediliyor.

fw Facebook, WhatsAppı neden satın aldı?

 

 

Stanford mezunu Brian Acton ve Jan Koum 2009 yılında WhatsApp’ı kuruyor. Kaliforniya merkezli uygulama, 5 yıl içerisinde 450 milyon kullanıcıya ulaşıyor.

Tüm dünyada insanlar WhatsApp ile bir günde 19 milyar metin gönderiyor. Bunun yanı sıra WhatsApp ile günde 200 milyon sesli mesaj, 100 milyon görüntülü mesaj ve 600 milyon fotoğraf gönderiliyor.

WhatsApp geçtiğimiz günlerde toplamda 19 milyar dolara Facebook tarafından satın alınıyor. 4 milyar dolar ödeniyor, 12 milyar dolar Facebook hisselerinden veriliyor ve 3 milyar dolarlık hisse de çalışanlar için ayrılıyor.

Satın alım şartlarına göre WhatsApp bağımsız bir şirket olarak kalacak. Uygulamanın gelir kaynağı için de Koum, herhangi bir reklamın gelmeyeceğini belirtti.

 

Peki Facebook WhatsApp’ı neden satın aldı?

Facebook’un trendi geçiyor. Ve Mark Zuckerberg de bunun farkında. Burada Facebook, belki mecra olarak değil ancak altında birçok marka bulunduran bir şirket olarak konumlandırma yapmayı amaçlıyor olabilir. Instagram ve WhatsApp’ı alarak, özel kitlelere hitap eden mecraları yönetimi altına alıyor. Böylece Mark Zuckerberg, gelecekte de dijitalin sosyal alanını şekillendiren grupta yer almak istiyor.(Facebook bugünkü önemini kaybetmiş olsa dahi)

Facebook, Friendfeed’i aldıktan sonra geliştirmesini durdurup, ekibini kendi bünyesine katmıştı. Ancak artık alıp yok etme değil, mecrayı geliştirme yolunu izliyor. Bu yolda aldığı uygulamaları Facebook’un yapısıyla birleştirmiyor, kendi yapılarını koruyor.

İkinci sebep ise rakipler olabilir… Bu mecraları Facebook değil Google vb güçlü rakipler almış olsaydı, Mark Zuckerberg gelecekte bu alanı şekillendiren isimler arasında -büyük ihtimalle- olamayacaktı. Bunun nedeni yine üstte bahsettiğimiz gibi Facebook’un trendinin düşme eğilimine girmesi ve özel kitlelere hitap eden mecraların trendinin yükselmesi…

Yani iki sebep de temelde Mark Zuckerberg’in geleceği de şekillendirme “hayali” üstüne kurulu…

Rakiplerden daha güçlü olma” ve “geleceğin trendini yakalama”… Bu şekilde şirketin devamı amaçlanıyor.

Facebook Like
Dijital Pazarlama

“Sosyal Medya”da sayılar neden bu kadar ön planda?

Markaların büyük bir kısmı sosyal medya iletişimlerinde sadece sayıları ön plana çıkartıyorlar. Bunun oluşumunda tabi ki ajansların katkısı çok büyük. Ancak sayıların öne çıkarıldığı bir yerde bir şeylerin gizlenmeye çalışıldığı gerçeğini unutmamak lazım.

Türkiye’de dijital, markalar açısından çok yeni ve henüz anlaşılamamış bir ortam. Buna rağmen tüketicilerin bu ortama olan ilgisi, markaların iştahını kabartıyor. Dolayısıyla bu mecrada olmak isteyen ama ne için olduğunu ve ne yapacağını bilmeyen markalar, yaptıkları yatırımı mantıklı kılabilmek için sayılara sarılıyorlar. Yani “bilgisizliklerini” sayılar ile örtmeye çalışıyorlar. (1 milyon fanımız var, 100 binler bizi konuşuyor vs. Bu cümleler eminim size tanıdık geliyordur. )

Peki sosyal medya markalar için ne ifade ediyor?

Sosyal medyanın markalara sağladığı en büyük avantajlardan biri, insanlarla kurulabilen 7/24 iletişim ve bu insanları daha iyi tanıma imkanı. Eskiden müşterilerimizin günlük yaşantısında neler yaptığını bilmiyorduk ya da olumsuz bir deneyim yaşayıp, marka ile bağlarını kopardıklarında haberimiz olmuyordu. Günümüzde ise bu bilgilerden çok daha fazlasına sahibiz. Ancak kullanmıyoruz.(Eskiden müşteri datası olmadığı için yakınan markalar, şu an  ellerindeki büyük müşteri datalarını nasıl kullanacaklarını bilmiyorlar.) 

Markalar ne yapmalı?

Sosyal medya hesaplarınızdaki 1 milyon kişiye aynı “içerikleri” göstermenin hiçbir mantıklı yanı bulunmuyor. Dolayısıyla markalar müşterilerin ayrıştırmalı ve bireyler ile gruplandırdığı kitlelere özel iletişim yapmalıdır. (Kadın-Erkek, Genç-Yaşlı,Evli-Bekar, Üniversite mezunu-Öğrenci, Futbola düşkün-Hentbolu seven, Seyahat etmeyi seven-Evde vakit geçirmekten hoşlanan vs)

İletişimlerini 7/24 sürdürmeliler. Tüketici olan ilişkilerin yer ve zamanını markaların belirlediği dönem artık geride kaldı. İpler tamamen müşterilerin elinde ve onlar 7/24 onlinelar. Siz hala 09:00-18:00 arası dijital iletişim sürdürüyorsanız,  bulunduğunuz mecranın yapısını kavrayamamışsınız demektir.  /// Dijital müşteri hizmetleri ile ilgili detaylı bilgi almak isterseniz: Yaşasın! Olumsuz yorum… Markalar için “Dijital Müşteri Hizmetleri” Zorunluluğu.

Dijitali departmanlaştırmayın, şirketi dijitalleştirin. Sosyal medyada güzel diyaloglar kurduğunuz müşteriniz aynı ses tonunu ve hissi şubelerinizde ya da çağrı merkezinizde bulamıyorsa, dijitalde kurduğunuz iletişimin etkisi çok da uzun ömürlü olmayacaktır. Dolayısıyla tüm şirketin aynı havayı soluması ve aynı dili konuşması gerekmektedir. Bu yüzden şirketin ses tonunu belirlemeli ve her yerde aynı dili konuşmalısınız. Sonrasında dijitalde müşterileriniz ile kurduğunuz diyalogları, müşteri ile temas kuran tüm birimlere iletmelisiniz.

Etkileşim > Satış… Müşterilerinize “para kazandıran insan” gözüyle bakarsanız dijitalde ömrünüz çok da uzun olmayacaktır. Bu yüzden müşterilerini sadık birer dosta dönüştürülebilecek arkadaş olarak tanımlamalı ve onlarla ilişkilerinize özen göstermelisiniz. (Müşterilerinizin cüzdanlarına değil, kalbine odaklanın) 

Deneyim, deneyim, deneyim… Ürünlerinizi ve iletişiminizi, deneyimleştirin… Gelecekte deneyimin, ürünün yerini alacağı şüphesiz bir gerçek. Bu yüzden müşterileriniz için iyi deneyimler tasarlayın ve onların duygularına hükmedin.. (Sadece ürünlerinizle değil, onlarla kuracağınız iletişimle de iyi deneyimler oluşturabilirsiniz.)  /// Deneyim Pazarlamasını detaylı incelemek isterseniz: Deneyim Pazarlaması : Deneyim artık ürünün ta kendisi…

CRM –> Social CRM… Tüm bu süreçlerde müşterilerinizi çok iyi tanımanız şart. Bu yüzden şirketinizin diğer ilgili databaseleri ile entegre çalışacak bir social crm yazılımı kullanmalısınız.

Son olarak; dijitaldeki tüm şirketlerin “Marka Dijital Politikaları”na ihtiyacı var. Bu dijital politikalarda markanın ses tonunu, müşteri ile diyaloglarınızın ölçüsünü, kriz oluşturabilecek süreçleri, dijital iletişim politikalarınızı ve ilgili bir çok konuyu netleştirmelisiniz. Eğer dijitale giriş yapıp, süreç içerisinde atacağınız adımlara karar vermeyi planlıyorsanız, büyük krizler yaşamanız neredeyse kaçınılmaz. Bu yüzden dijitalle ilgili her konuyu netleştirip, “Marka Dijital Politikaları” başlığı altında toplamalısınız.

Sosyal medyanın markalar için ne olmadığını merak ediyorsanız: Markalar için “sosyal medya” ne değildir?

Bu yazıyı hazırlarken, bu konuya örnek olabilecek bir Facebook içeriği ve yorum ile karşılaştım, paylaşmak istiyorum; Ne yaptığını bilmeyen bir markaya, müşterisinden güzel bir cevap;

 

 

1 Sosyal Medyada sayılar neden bu kadar ön planda?

 

Ek olarak geçen gün karşılaştığım bir örnek; Matematiği iyi olmayan, bu markanın müşterisi olamıyor mu? Onu mu kastediyorlar acaba?

11 Sosyal Medyada sayılar neden bu kadar ön planda?

 

kredi kartı ile fatura öde kredi kartı ile fatura ödeme vodafone fatura ödeme fatura öde ttnet fatura ödeme d-smart fatura ödeme vodafone borç ödeme avea borç ödeme digiturk fatura ödeme